Merhaba,

Eğer burada buluştuysak, hayatınızda yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu tahmin ediyorum. Belki sözcükler dökmek istiyorsunuz, yönünüzü bulmakta zorlanıyorsunuz; ya da eskiden işlevsel olan başa çıkma halleriniz artık eskisi kadar yardımcı olmuyor size ve bazen değişen ruh halinize ayak uydurmakta zorlanıyorsunuz.. Belki sadece yaşadıklarınıza eşlik edilsin istiyorsunuz ve biriyle gercek bir diyalog kurmak istiyorsunuz. Hayat her zaman güvenli bir yer olmayabiliyor, değil mi? Beklenmedik hayat olayları sarsabiliyor. Kendinizden yeni bir ‘ben’ doğurmak isterken bunun ne kadar sancılı bir dönem olduğunu fark edebiliyorsunuz. Bir yandan değişmek isterken, bir yandan da değişimden korkabiliyorsunuz. İlişkiler, aileler, arkadaşlar.. Zaman ilerledikçe ve dünyanız değiştikçe bütün her şey değişebiliyor.

Varoluşçu-fenomenolojik yaklaşımın en çok sevdiğim yönü, terapide esas temelin güvenli bir diyaloğa ve ilişkiye dayandığına inanmasıdır. Terapi, kapatılmaya çalışılan, belki bastırılan ruhsal yaraların ortaya çıktığı, bazen yüzleşmenin ürkütebildiği, cesaret gerektiren bir süreç. Deneyimlerime ve sahip olduğum teorik bilgiye dayanarak söyleyebilirim ki, kişi ancak güven duyduğu ve kapsandığını hissetiği zamanlarda karşısındaki ile gerçek ve saf bir ilişki kurabilir. Dolayısıyla bu süreçte benim niyetim olabildiğince size eşlik etmek, yolculuğunuz sırasınca gölgede kalan yaşanmışlıklarınıza beraber ışık tutmak, kişisel farkındalığınızı arttırmada yardımcı olmak, ikilemlerinizi ele almak, sahip olduğunuz seçenekleri değerlendirmeye sizi davet etmek ve duyduğunuz acının içindeki manayı aramak olacaktır.